Mındfulness’ı Anlamaya Çalışırken

9 Mayıs’ta, Mindfulness Türkiye ve ‘Bir Başka Okul Mümkün’ (BBOM) derneğinin, destek için gönüllü olarak düzenlediği etkinliğimizde, konuşmacımız Shirli Ender -Büyükbay idi. Özellikle ebeveynseniz BBOM derneğinin linkine göz atmanızı hararetle tesviye ederim.

http://www.baskabirokulmumkun.net

Bahçeşehir Üniversitesi’nde İşletme- İnsan kaynakları Yönetimi alanında doktorasını tamamlamak üzere olan Ender Büyükbay, uygulama ve eğitim çalışmaları yanı sıra, mindfulness (dikkat ve farkındalık) alanında üniversitelerde ders ve kurumsal eğitimler vermekte, bir yandan da Akademik araştırmalarına devam etmektedir. Kendini eğitmen, araştırmacı eğitimci ve akıl hocası (mentor) olarak tanımlayan sevgili Shirli, eğitimde, almış olduğu mindfulness ve Pozitif Psikoloji eğitiminin ışığında bize konuyu anlamamız için ana ilkelerinden bahsetti. Bunlar:

1-Dikkat (Attention)

2-Niyet (İntention)

3- Tutum (Attitude)

4- İzleme\ Gözlem (Observation)

5- Yargılama (Non-Judgemental)

6- Kabul (Acceptance)

7- Bırakma (Let it go\ Let it be)

Henüz konuya yeni yeni vakıf olmaya çalışırken ben deniz, tabii ki bu umman denizinde öğrenmenin başında sayılırım. Ancak şunu anladım, mindfulness aslında sebep sonuç ilişkisinden öte, bir süreç. Bu sürecin kalitesi değişken, çünkü size bağlı. Bağlı derken sizin yapacağınız formal (uygulamalı) egzersizlerin devamlılığıyla doğru orantıda. Yaptığınız formal egzersizler sizin farkındalığınızı hayatınıza taşımanıza katkıda bulunuyor. Ama aslında egzersizlerin bir doz kotası da yok. Bu, tamamen denge meselesi. Bisiklete biner gibi aynen. Hayatımızda tüm duygular bizim için. Anda olmak ya da otomatik pilotta kalmak. Bu da bir seçim. Doğru uygulama ya da yanlış uygulama yok. Çünkü yargılama yok. Kabullenme ve bırakma var. Neyin ne kadar doğru uygulandığı ya da başarısıyla ilgilenmiyor. Sadece deneyim, merak, niyet ve izlemek istiyor.

Shirli, farkındalığın ne olduğunu anlamaktan öte, nasıl bir deneyim olduğunu yaşattı bizlere. İşte bunlardan biri de “kuru üzüm” çalışması idi. Kuru üzüm sever misiniz? Mesela bugüne kadar bir kuru üzümü tüm beş duyunuzla keyfine vararak yediniz mi?

Diğer alıştırma ise Shirli’nin bir yazısında yer verdiği gibi bir egzersiz. (Yazısından alıntıdır):

“-Uygulama çok basit: Bulunduğunuz herhangi bir ortamda, gözlerinizi kapatıp iki-üç derin nefes alıp veriniz. Gözlerinizi açmaya hazırlanırken, şu ana kadar ortamla ilgili tüm bildiklerinizi kenara bırakarak, gözlerinizi dünyaya ilk defa açıyormuşsunuz gibi açınız. Çevrenizi ilgi, dikkat ve merakla inceleyiniz. Ne görüyorsunuz? Eskisine kıyasla ne gibi farklılıklar gözlemliyorsunuz? Her detayı incelerken, adeta göz hapsine alır gibi, dikkatinizi ve tüm ilginizi veriniz ve her defasında değişik bir parçasını arayınız. Belki fark göreceksiniz, belki görmeyeceksiniz; varlığını veya yokluğunu teyit etmekten öte fark etmenin keyfine varınız.”

“-Tüm bu alıştırmaların amacı bir anlığına dünyayı yepyeni bakış ve farkındalıkla görebilmek” diyor Shirli.

“-Bu küçük dikkat çalışmalarının amacı, günlük koşturmaca içinde detayları yakalama becerisini artıran, ana odaklanmamızı kolaylaştıran, hafızamızı güçlendiren ve düşünce ve karar alma gibi bilişsel becerilerimizi yeniden yapılandıran basit ama etkili bir ‘anda kalma’ alıştırması idi” diye de ekliyor yazısında.

Eğitimde pek çok başlığa yer verildi. Kolay değil tabii koskoca konuyu 3 saate sığdırmak. Bunlardan biri de beynimizin parçası olan ‘iç singulat kortex’ ve komşusu ‘amygdala’ idi. Bununla ilgili konunun meraklılarına Shirli’nin, “20 Mart Dünya Mutluluk Günü” için yazdığı bir metni paylaşıyorum. İyi okumalar..https://www.linkedin.com/pulse/20-mart-d%C3%BCnya-mutluluk-g%C3%BCn%C3%BC-shirli-ender-buyukbay.

Bir başka etkinlikte görüşmek dileğiyle..