Mindfulness İlişkinizi Nasıl Kurtarabilir?

Mindfulness herşeye merhem , sevdiceğinizle olan ilişkinize bile. İlişkilerde o gıcık olmalar var ya, üst üste defalarca, seneler boyu gıcık olmalar. İşte bence o bitiriyor aşkı, sevgiyi, mutluluğu. Sekiz sene boyunca aynı tepkiyi verir mi insan katlanamadığı o harekete? Ben verdim. Sekiz sene boyunca gıcık oldum kocamın “cins” 😉 bulduğum tavırlarına, taaaki bir gün fark edene kadar gıcık olmaktan başka verebileceğim bir yanıt olduğunu.

Tam senaryoyu veriyim ki anlatması kolay olsun benim için. Miniğim uyumak istemiyor illa babası uyutacak. Baba daha işten gelmemiş, zaten gelmez gelmez tam uyku vakitlerinde çıkar gelir. Öpüş kokuş uyku vakti 40 dakika atar. Melatonini 8’den sonra salgılıyorlar anlatamadım senelerdir, bak bu gece az melatonin salgılayacaklar. 😛 Neyse baba gelip miniğimi ayakta görünce girdi yatırdı onu. Ben de koltuğun üzerinde uzun otururken, elimde facebook “ohh yatır bakalım” edaları ile karşıladım onu. Gıcık olduğum o klasik tavrını sergiledi. Ne olduğunun önemi yok. Gerçekten yok. Hiç önemi yok. Çünkü sen de, senin şahane sevgilin de, onun boşanmak üzere olduğu kocası da öyle ya da böyle gerildiğinde bir tavır sergiliyor ve bu tavırlar bazen bizi çileden çıkarıyor. Sende “şak” kendi klasik tepkini veriyorsun bu tavra. Benimki (bunu söyleyebilirim 😉 ) çekip içeri gitmek, aşağıya düşürdüğüm suratımla. Sonra tabi odadan çıkıyorum bir vakit ama surat en az üç vakit aşağıda.

Peki bu sefer farklı ne oldu, sekiz senedir tekrar tekrar yaşadığımız aynı senaryo, nasıl farklı gelişti?

Kocam tepkisini gösterince, o an kendimdeydim. Baktım yaşadığım duyguya. Evet gıcık olma duygusunu alnından zımbalamıştım. Sanki akciğerlerimin altından arkaya doğru bir basınç hissi eşlik ediyordu bu duyguya. Gıcık olma duygusu yalnız değildi korku da hemen yanındaydı, kızgınlıkta. Korkuyu ve kızgınlığı sanki nefes borumun etrafında onu sıkan daha geniş bir boru olarak hissettim.

O anda döndüm düşüncelerime baktım, “boşuycam bunu”, “gıcık”, falan gibi şeyler, tek bana değil artık size bile aşina. İki gün sonra esasında seviyoruma, ama çok yakışılıya dönüşen güvenilmeyecek şeyler olduğunu neyse ki üç sene önce fark etmiştim. A ha işte çekip gitme dürtüsü, o da orada. Uzaklaş, kaç, bunun yanında durma. Ben bunlarla birkaç saniye boyunca meşgulken, kocam hala civarımda ve ben hala çekip gitmemişim, döndüm baktım suratına; gergin, yorgun, kızgın. Belli ki saatlerce trafikteydi, belli ki çok yorulmuştu. Geçti oturdu koltuğa ve işte o an bir mucizeyi fark ettim. Döndü bana “hangi kanalı açayım sana?” Adam uzatmıyor! Sanki deminki o değildi. Allahım o kadar sene, naaptım ben?!! Ve bende ilk defa somurtmamışım, ilk defa küsmemişim oturduk kocamla tv seyrettik, çocuklarımız uyumuş, huzurlu. İşte bir başka duygu net içimde sıcaklık yayıyor. Onu anlamış olmanın, kendimi anlamış olmanın verdiği geniş bir şefkat duygusu tüm içimi kaplıyor.

Bana sorarsanız Mindfulness benim ilişkimi kurtardı. Boşanmaktan değil, mutsuz huzursuz bir evlilik yaşamaktan. Fark etmeye devam ettiğim bunun gibi onlarca “an” bana gerçeği, koşulsuz sevgiyi öğretiyor gün be gün.

Dikkat etmişsinizdir belkide hikayedeki püf nokta tüm bu karmaşa olurken orada olabilmek. Çünkü genelde yoğun düşünceler, ezberden tavırlar özellikle gergin anlarda bizi uçurur götürür. Ben mesela daha ne olduğunu anlamadan içerideki yatakta uzanmış bulurum kendimi. Bu kolay bir olay değil. Pratik ile elde edilen bir yetenek. Tıpkı kaslı bir beden için o ağırlıklarla belli bir mesai harcamanız gerektiği gibi Mindfulness pratikleri ile aşina olmak ve onları günlük olarak uygulamak kritik. Güzel tarafı günde 10 dakika bile yeterli. Bu pratikleri öğrenmenin bir yoluna bakmanız dileği ile.